Batum’da Halk Sanatlarının Kalbi-Yılmaz Parlar

  

Batum'un Kültürel, Devlet Sanat Merkezi, Gelenekleri Canlandırıyor, Yeni Nesilleri Sanatla Buluşturuyor

Ajara Halk Sanat Okulu – Kültürün, Folklorun ve Geleceğin Işığı, Geleceğe Miras Bırakan Bir Merkez

Batum, Karadeniz'in inci tanıtımını sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin kültürel üretimleriyle da hak ediyor.

Gürcistan’ın kültür kenti Batum, sadece Karadeniz’in ışıltısıyla değil, aynı zamanda köklü Kafkas sanat geleneklerini yaşatmasıyla da öne çıkıyor.

Şehrin kültürel dokusunu oluşturan ve geleneksel sanatları yaşatma misyonunu üstlenen önemli adreslerden biri ise Batum Devlet Sanat Merkezi .

Bu zengin mirasın en önemli taşıyıcılarından biri Ajara Halk Sanat Okulu. Bünyesinde folklor, dans, müzik, kültürel etkinlik organizasyonu ve geleneksel el sanatları konusunda eğitimler sunan bu kültür merkezi, bölgenin sanat geleceğini şekillendiren bir akademi niteliği taşıyor.

Bu merkez, sadece bir sanat dünyasının ötesinde, nesilden nesile aktarılan kültürel değerler benimseyen ve yayan bir köprü görevi görüyor

Okulun hem yerel hem uluslararası platformlarda kültürel etkileşimi güçlendirmek için yetiştirdiği öğrenciler, Kafkas halklarının köklü estetik anlayışını geleceğe taşıyor.

Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, Batum’un Güler Yüzlü Kültür Elçisi

Batum gezimiz boyunca bize rehberlik eden Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, sadece ülke sevgisiyle gönüllü görevini yapan bir isim değil; Gürcü kültürünün yaşayan temsilcisi, folklorun ruhunu taşıyan zarif bir profesyonel rehber gibi öne çıkıyor.

Diasamidze’nin alanındaki uzmanlığı, zarafet dolu iletişim becerileri ve bölgesine duyduğu sevgi, Batum’un kültürel zenginliklerini yerinde keşfetmemizi sağlayan paha biçilemez bir katkıydı.

Onun rehberliği sayesinde Gürcü kültürünün derinliği, dansın ritmi, müziğin kucaklayıcı tınısı ve halk sanatlarının büyüsü çok daha anlamlı bir şekilde deneyimlendi.

Diasamidze, Ajara Halk Sanat Okulu’nun yetiştirdiği değerli kültür emekçil kursiyerlerinden biri olarak da bölgenin kültürel mirasına güçlü bir ışık tutuyor.

Ajara Halk Sanat Okulu, Gelenekten Evrensele Uzanan Sanat Köprüsü

Okulun direktörü Vakhtang Beridze, yıllardır kültür ve eğitim alanında uzman olarak yürüttüğü çalışmalarla kurumu bölgenin sanat üssü haline getirmiş durumda.
Kurumda verilen kısa süreli profesyonel eğitim programları—Kültürel Etkinlik Organizatörlüğüfolklorik enstrümantal birlikte yönetimikütüphanecilik ve çeşitli halk sanatları branşları—öğrencilere hem mesleki hem de kültürel kimlik kazandırıyor.

Uluslararası kültürel organizasyonlarda görev alabilecek nitelikte yetiştirilen kursiyerler arasında:

Meri DiasamidzeTsisnami DavitadzeIrma ZedginidzeMariami KelenjeridzeMaia SurmanidzeAna Surmanidze

Bu yetenekler, Gürcü kültürünü dünyaya tanıtacak geleceğin kültür elçileri olarak dikkat çekiyor.

Gürcü ve Kafkas Danslarının Heybeti

Okulun en etkileyici bölümlerinden biri ise hiç kuşkusuz Kafkas ve Gürcü danslarının işlendiği dans akademisi.
Burada öğrenciler, adeta tarih sahnesinden fırlamış gibi duran kıyafetlerle sahneye çıkarak izleyenlere büyüleyici bir deneyim sunuyor.

Kafkas danslarının sert duruşu, çevik adımları ve gurur dolu anlatımı; Gürcü halk danslarının zarif dönüşleri ve dramatik ritimleri ile birleşince ortaya gerçek bir kültür şöleni çıkıyor.

Bu danslar sadece bir gösteri değil; bir milletin karakteri, geçmişi ve gururudur. Ajara Halk Sanat Okulu bu mirası eğitimle, disiplinle ve ustalıkla geleceğe taşıyor.

Yöresel danslar, ezgiler ve geleneksel anlatımlar, uzman eğitmenler eşliğinde yeni nesillere aktarılıyor. Bu çabalar sayesinde Batum'un köklü folklor geleneğinin unutulmaması ve canlılığın kopması hedefleniyor

Geleneksel El Sanatları, Makromenin, Keçenin ve Kök Boyanın Büyüsü

El sanatları eğitiminde öne çıkan isim Mzia Buigishvili, öğrencilere makrome, keçe, kök boya motifleri, boncuk işçiliği ve eski kültürden türetilmiş pek çok obje tasarımı öğretiyor.

El Sanatlarında Maharetli Dokunuşlar

İplerin düzenlemeleri makrome tekniğiyle zarif duvar süsleri, aksesuarlar ve mobilyalar tasarlanırken; yünlerin renkli dünyasında şekillenen keçe sanatı ile özgün çantalar, giysiler ve dekoratif objeler ortaya çıkıyor.


Bu atölyeler, özelliklerine hem el becerilerini geliştirme imkanı sunuyor hem de yaratıcılıklarını kullanarak ortaya somut ve estetik ürünlerin çıkarma keyfini yaşatıyorBu bölüm, geleneksel sanatların sadece korunmadığı; aynı zamanda yeniden yorumlandığı yaratıcı bir laboratuvar gibi çalışıyor

Batum’un Kültür Hazinesi Yaşıyor ve Büyüyor

Ajara Halk Sanat Okulu, Gürcistan’ın kültür damarlarını canlı tutan, gelecek nesillere aktaran bir sanat mabedi.
Kültür Danışmanı Meri Diasamidze gibi değerli isimlerin katkıları ise bu mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.

Kültürel Organizasyonlar ve Kurslarla Sürekli Bir Etkileşim

Sanatsal Faaliyetler ve Müzik Eğitimiyle Doyasıya Bir Kültür Hayatı

Merkez, geniş bir yelpazede operasyonel faaliyetleri barındırıyor. Çeşitli sergiler, dinletiler ve gösterilerle sanatseverlere kapılarını aralayan merkezin önemli bir diğer kolu ise müzik dinletisi,

Geleneksel Gürcü müzik enstrümanlarından modern enstrümanlara kadar pek çok alanda verilen müzik dersleri, Batum'un müzikal potansiyelini de besliyor.

Hem bireysel yeteneğin keşfedilmesine hem de toplu müzikal projelere zemin hazırlayan bu eğitimler, şehrin sanat hayatına canlılık katıyor.
Batum Devlet Sanat Merkezi, düzenlenen kültürel organizasyonlar ve çeşitli kurslarla halkla sürekli bir iletişim içinde olmayı başarıyor.
Yıl boyunca gelişen festivaller, seminerler, paneller ve özel gün etkinlikleri, Batum halkını ve konuklarını sanat ve kültürle buluşturuyor.
Bu etkinlikler, farklı disiplinlerden sanatçılar, akademisyenler ve sanat meraklılarını bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlıyor.

Bu ziyaret, sadece bir gezi değil; kültürün yeniden doğduğu, sanatın nefes aldığı bir yolculuktu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Heart of Folk Arts in Batumi

Batumi’s Cultural State Art Center Revives Traditions and Connects New Generations with Art
Ajara Folk Art School – A Beacon of Culture, Folklore and the Future; A Center That Preserves Heritage for Generations to Come

Batumi, the pearl of the Black Sea, deserves recognition not only for its natural beauty but also for its rich cultural production.
Georgia’s cultural city Batumi stands out not only with the sparkle of the Black Sea but also with its deep-rooted Caucasian artistic traditions.
One of the most important institutions shaping the city’s cultural identity and dedicated to preserving traditional arts is the Batumi State Art Center.

Among the key pillars carrying this rich heritage is the Ajara Folk Art School.
Offering education in folklore, dance, music, cultural event organization and traditional handicrafts, this cultural center functions as an academy shaping the artistic future of the region.
The center is more than just an art institution—it serves as a bridge that embraces and transmits cultural values passed down from generation to generation.

Students trained here strengthen cultural interaction both locally and internationally, carrying the deep aesthetic understanding of the Caucasian peoples into the future.

Culture Consultant Meri Diasamidze – Batumi’s Warm-hearted Cultural Ambassador

Throughout our visit to Batumi, Culture Consultant Meri Diasamidze guided us with dedication.
She is not only someone who voluntarily serves her country with love, but also a living representative of Georgian culture—an elegant, professional guide who carries the spirit of folklore.

Diasamidze’s expertise, her refined communication skills, and her love for her region were invaluable contributions that allowed us to discover Batumi’s cultural richness on site.
Through her guidance, the depth of Georgian culture, the rhythm of its dances, the embracing tones of its music, and the magic of folk arts were experienced more meaningfully.

Diasamidze, as one of the distinguished trainees raised by the Ajara Folk Art School, also sheds strong light on the region’s cultural heritage.

Ajara Folk Art School – A Bridge from Tradition to Universality

The school’s director, Vakhtang Beridze, has turned the institution into the region’s artistic hub through his longstanding expertise in culture and education.
The professional short-term programs offered by the school—Cultural Event Organization, Folkloric Instrumental Ensemble Management, Librarianship and various folk arts branches—provide students with both professional and cultural identity.

The trainees prepared to take part in international cultural organizations include:
Meri Diasamidze, Tsisnami Davitadze, Irma Zedginidze, Mariami Kelenjeridze, Maia Surmanidze, Ana Surmanidze.
These talented individuals stand out as the future cultural ambassadors who will introduce Georgian culture to the world.

The Majesty of Georgian and Caucasian Dances

One of the most impressive departments of the school is undoubtedly the dance academy dedicated to Caucasian and Georgian dances.
Here, students take the stage in costumes that seem to have stepped straight out of history, offering a captivating experience to the audience.

The firm posture, agile steps and proud expression of Caucasian dances—combined with the graceful turns and dramatic rhythms of Georgian folk dances—create a true cultural spectacle.
These dances are not merely performances; they embody the character, history and pride of a nation.
Ajara Folk Art School ensures that this heritage is carried into the future through education, discipline and mastery.

Traditional dances, melodies and narrative expressions are passed down to younger generations under the guidance of expert instructors.
Thanks to these efforts, Batumi’s deep-rooted folklore tradition aims to remain alive and unbroken.

Traditional Handicrafts – The Magic of Macramé, Felt and Natural Dyes

In the field of handicrafts, instructor Mzia Buigishvili teaches students macramé, felt making, natural dye motifs, beadwork and many objects derived from ancient culture.

Masterful Touches in Handicrafts

With macramé techniques, threads are transformed into elegant wall decorations, accessories and furniture; while the colorful world of felt gives birth to unique bags, garments and decorative objects.
These workshops not only enhance students’ manual skills but also offer the joy of creating tangible and aesthetic works using their creativity.

This department functions like a creative laboratory where traditional arts are not only preserved but also reinterpreted.

Batumi’s Cultural Treasure Lives and Grows

Ajara Folk Art School is a sanctuary of art that keeps Georgia’s cultural lifeline vibrant and passes it on to future generations.
Contributions from valuable figures like Culture Consultant Meri Diasamidze help this heritage reach wider audiences.

Cultural Activities and Courses: Continuous Engagement with the Public

Artistic Events and Music Education for a Vibrant Cultural Life

The center hosts a wide range of activities. Alongside various exhibitions, concerts and performances, another important department is the music program.
From traditional Georgian instruments to modern ones, music lessons offered at the center enrich Batumi’s musical potential.
These trainings help discover individual talent while also laying the groundwork for collective musical projects, adding vitality to the city’s artistic life.

Batumi State Art Center successfully maintains continuous communication with the public through cultural events and diverse courses.
Throughout the year, festivals, seminars, panels and special day celebrations bring the people of Batumi and visitors together with art and culture.
These events bring together artists, academics and art enthusiasts from different disciplines, creating opportunities for knowledge and experience sharing.

This visit was not just a trip; it was a journey where culture was reborn and art breathed once again.

yilmazparlar@yahoo.com


#BatumiCulture, #AjaraFolkArtSchool, #GeorgianDance, #CaucasusCulture, #FolkArt, #CulturalHeritage, #MeriDiasamidze, #BatumiTrip, #GeorgianFolklore, #CulturalExchange, #TraditionalArt, #FolkDance, #BatumiExperience, #GeorgiaTravel, #CaucasusArts, #FolkCostumes, #CulturalEducation, #VakhtangBeridze, #Handcrafts, #MakrameArt, #KeceArt, #FolkInstruments,

#BatumiCulture, #AjaraFolkArtSchool, #BatumiStateArtCenter, #GeorgianDance, #CaucasusDance, #GeorgianFolklore, #FolkArts, #TraditionalCrafts, #MacrameArt, #FeltArt, #CulturalHeritage, #MeriDiasamidze, #VakhtangBeridze, #GeorgianMusic, #CulturalEducation, #FolkCostumes, #CaucasusCulture, #BatumiArts, #CulturalAmbassador, #GeorgiaTravel, #FolkArtSchool, #HandicraftWorkshop, #TraditionalArts, #CulturalExchange,

2026 ŞUBAT İTO Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

Türkiye–AB Hattında Kritik Eşik

İTO’dan Üyelik, Vize Serbestisi Ve Gümrük Birliği Çağrısı

Türkiye ekonomisinin küresel dengelerde yeni bir konum arayışında olduğu dönemde, iş dünyasının beklentileri yeniden masaya yatırıldı.

İstanbul iş dünyasının en güçlü temsil organı olan İstanbul Ticaret Odası, Başkan Şekib Avdagiç aracılığıyla hem AB ile ilişkilerde hızlandırılmış bir süreç, hem de yerli üretimi tehdit eden denetimsiz ithalat konusunda net bir duruş ortaya koydu. Açıklamaların satır araları, Türkiye’nin ticaret mimarisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte.

AB Masasında Kapılar Aralandı, Türkiye İçin Tarihi Fırsat

Şekib Avdagiç, Türkiye–AB ilişkilerinde yeniden başlayan temasları “sevindirici ama gecikmiş bir adım” olarak değerlendirdi.
AB’nin son dönemde Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmalarını sonuçlandırdığına dikkat çeken Avdagiç, Türkiye’nin bu yarışta zaman kaybetme lüksü olmadığını vurguladı.

“Türkiye’nin AB üyeliğinin artık onaylanması, Türk vatandaşlarına vize serbestisi hakkının gecikmeden verilmesi ve Gümrük Birliği’nin acilen güncellenmesi kaçınılmazdır” mesajı verdi.

“STA’da Zaman Kaybı Kabul Edilemez”

Türkiye’nin yıllardır yaşadığı üçüncü ülkelerle yapılan STA’lardan kaynaklı rekabet kaybı, iş dünyasını köşeye sıkıştırmaya devam ederken, Avdagiç çözümün geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sürecin Ortaklık Konseyi gündemine acilen taşınması gerektiğini belirten Avdagiç, Ticaret Bakanlığı’nın konuya gösterdiği hassasiyete olan inançlarını yineledi.

En Kritik Destek, 100 Milyar Tl’lik Yerli Üretim Paketi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 milyar TL’lik finansman paketi, Avdagiç’e göre iş dünyasının uzun süredir talep ettiği bir adım.
Paketin özellikle yerli üretim ve istihdam odaklı olması, İTO’nun önerileriyle de örtüşüyor.

Enflasyon Beklentilerinde Yeni Çerçeve

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın başındaki Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 hedeflerini revize etmişti.

Avdagiç, bu hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün nefes alacağı alanların genişletilmesi gerektiğini belirterek şu noktalara işaret etti:

Vergi temelli teşviklerin artırılması

Bankacılıkta kredi maliyetlerini yükselten kararların gözden geçirilmesi

KOBİ’lerin krediye erişiminin kolaylaştırılması

Kur politikasında rekabet gücünü destekleyen adımlar

Kredi Kartı Düzenlemesinde “Yan Etkiler” Uyarısı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BDDK tarafından başlatılan kredi kartı düzenlemelerini değerlendiren Avdagiç, özellikle perakende ve hizmet sektörü üzerinde oluşabilecek talep baskısına dikkat çekti.

“Hane halkı ve küçük işletmeler için hayati öneme sahip kredi kartı limitlerinde yapılacak sıkılaşmanın, ekonomik aktivite üzerinde beklenmeyen baskılar yaratabileceğini” söyledi.

Altında Yükseliş: Sadece “Güvenli Liman” Değil, Küresel Dönüşüm Sinyali

Altın ve gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişi değerlendiren Avdagiç, bu hareketin basit bir “jeopolitik refleks” olmadığını vurguladı.

Açıklamalarında, ABD Merkez Bankası (Federal Reserve) faiz indirimlerinin doların cazibesini düşürdüğünü, küresel fonların ise rezervlerini yavaş yavaş dolardan uzaklaştırıp altına kaydırdığını söyledi.

“Bu, küresel finans dünyasında dolar merkezli düzenin sorgulanmasına işaret ediyor” ifadelerini kullandı.

Denetimsiz İthalata Karşı Duruş: “Lince Tabi Tutulduk”

İTO’nun, hükümetin denetimsiz ithalatı sınırlayan kararını desteklemesi üzerine bazı çevrelerden sert eleştiriler geldiğini hatırlatan Avdagiç, bu tavrı kabul etmeyeceklerini belirtti.

“Bu hakaretleri sahiplerine iade ediyorum. Türkiye’ye, ekonomimize ve üreticimize hizmet etmeyi sürdüreceğim” diyerek, oda üyelerinin taleplerini savunmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

yilmazparlar@yahoo.com 




#Ekonomi, #İTO, #ABSüreci, #GümrükBirliği, #KrediKartıDüzenlemesi, #AltınPiyasaları, #İthalat, #YerliÜretim, #Enflasyon, #İşDünyası,


İstanbul, Düğün ve Etkinlik Endüstrisinin Kalbi Oldu-Yılmaz Parlar

 

'Doğanın Işıltıları' 162 Milyar Euroluk Dev Pazarın Kapılarını Türkiye'ye Araladı

KM Group Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Liderliğinde Düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, Türkiye'yi Sektörün Küresel Merkezi İlan Etti. 36 Ülkeden Profesyonel İstanbul'da Buluştu.

Dünya etkinlik ve düğün turizminin 162 milyar Euro'yu aşan dev potansiyelinden pay almak isteyen Türkiye, İstanbul'da gerçekleşen görkemli bir organizasyonla sektörün yeni gözdesi oldu.

Avrupa'nın tek başına 21.4 milyar Euro'luk pazar büyüklüğüne ulaştığı 'düğün-etkinlik' endüstrisinde söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, KM Events tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Sofralar Sergisi - Yaratıcılık Konferansı" ile muazzam bir uluslararası çekim gücü yakaladı.

Başarılı Organizasyonun Lideri, Meltem Bayazıt Tepeler
Etkinliğin bu yılki "Doğanın Işıltıları" temalı dördüncü edisyonunun başarısı, organizatör kuruluş KM Group'un Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan Meltem Bayazıt Tepeler'in vizyoner liderliğine ve azmine bağlandı.

Açılışta yaptığı etkileyici konuşmada Tepeler, etkinliğin başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü ve 36 ülkeden yüzlerce profesyoneli ağırlamaktan gurur duyduklarını vurguladı.

Tepeler, "Bu büyülü etkinlik, Türkiye'yi birçok medeniyetin beşiği olarak göstererek, yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte önde gelen bir destinasyon olarak konumlandırmayı amaçlıyor" dedi.

Sektör Devleri İstanbul'da Buluştu
Michael Jordan, Jennifer Lopez, Madonna gibi dünya yıldızlarına etkinlik düzenleyen sektörün uluslararası üne sahip isimleri İstanbul'da bir araya geldi.

Sharon Sacks, Fabrice Orlando, Antonio Paraiso, Elizabeth Solaru gibi dünyaca ünlü tasarımcı, danışman ve stratejistlerin yanı sıra, Jamie Aston, Erica Jones, Simone Tostes gibi 9 dünya çapında etkinlik tasarımcısının eserleri sergilendi.

İstanbul Vali Yardımcısı, İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in de aralarında bulunduğu seçkin bir protokolün katılımıyla gerçekleşen etkinlik, aynı zamanda uluslararası dernek liderlerini de ağırladı.

Türkiye, Küresel Bir Hub Olma Yolunda
Etkinlik, Türkiye'nin MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans, Sergi) ve lüks düğün turizminde bir "yaratıcılık ve tasarım merkezi" olma iddiasını somutlaştırdı. Program kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerde Türkiye'nin önde gelen otelleri ile global markalar, uluslararası etkinlik planlamacıları ve seyahat uzmanları ile bir araya gelme fırsatı buldu. "Lüks, Her Zamankinden Daha Yeşil", "Yeni Lüksün Tanımı" ve "Türkiye'de Gastronomide Yaratıcılık" gibi başlıklarla düzenlenen panellerde sektörün geleceği masaya yatırıldı.

Londra Yolculuğu Başlıyor
Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi'nin bir sonraki durağını da açıkladı. Sergi, 11-12 Nisan 2026'da Londra'da düzenlenerek Türk yaratıcılığını ve tasarım gücünü dünyanın bir başka önemli merkezine taşıyacak.

Ödüller Sahiplerini Buldu
Açılış gecesinde düzenlenen törende, 2025 sergisine katkıda bulunan Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Diana Sandoval ve Elizabeth Solaru gibi isimlere "2025 Tasarımı" ödülleri takdim edildi.

Üç gün boyunca masterclasslar, tematik geceler ve networking fırsatlarıyla devam eden etkinlik, Türkiye'nin düğün ve etkinlik turizminde küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığının en renkli ve etkileyici göstergesi oldu.

yilmazparlar@yahoo.com

16.Boğaziçi Zirvesi-Yılmaz Parlar

  

Boğaziçi Zirvesi, Yeni Gerçeklerin Merkezine Dönüştü

Küresel Zorluklara İstanbul Yanıtı


Dünya liderleri, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla bir araya geldi. 16. Boğaziçi Zirvesi, küresel dönüşümün rotasını İstanbul’dan çizdi.

Yeni Gerçeklerin Başkenti; İstanbul

Dünya yeni bir döneme giriyor; krizlerin gölgesinde şekillenen bu çağda artık “uyum” kelimesi, her ülkenin stratejik ajandasında yerini aldı. Bu değişimin kalbi ise bir kez daha Boğaz’da attı. Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 6–7 Kasım 2025 tarihlerinde Four Seasons Bosphorus Hotel’de düzenlenen 16. Boğaziçi Zirvesi, “Küresel Zorluklar: Yeni Gerçeklere Uyum” temasıyla sadece bir toplantı değil, geleceğin inşa edildiği bir fikir arenasına dönüştü.
İki gün boyunca 60’tan fazla ülkeden devlet adamları, diplomatlar, iş dünyası liderleri ve düşünürler İstanbul’da buluştu; ortak bir soru üzerinde düşündü: “Yeni gerçeklerle başa çıkmanın yolu nedir?”

Erdoğan’dan Güçlü Mesaj; Diyalog ve İş Birliği

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirveye gönderdiği mesajında, küresel kırılmaların ortak akılla aşılabileceğini belirterek “diyalog ve iş birliği” vurgusu yaptı. Erdoğan, Boğaziçi Zirvesi’nin ülkeler arasında stratejik iş birliklerini güçlendiren, sonuç odaklı fırsatlar doğuran bir platform olduğunu ifade etti.
Bu çağrı, yalnızca bir diplomatik mesaj değil, Türkiye’nin bölgesel değil küresel ölçekte barış ve istikrar inisiyatifi üstlendiğinin de bir göstergesiydi.

Açılışta Güçlü Kadro; Küresel Vizyon Sahnesi

Zirvenin açılış oturumunda;

Dr. Talal Abu-Ghazaleh (UİP Onursal Başkanı, Ürdün), Rona Yırcalı (UİP Onur Kurulu Başkanı, Türkiye), Dr. Ingo Friedrich (AP Eski Başkan Yardımcısı, Avrupa Ekonomik Senatosu Başkanı, Almanya), Dr. Gerardo Zamora (Santiago del Estero Valisi, Arjantin), Tekreth Kamrang (Ticaret Bakan Yardımcısı, Kamboçya Krallığı), Faisal Al-Fayez (Senato Başkanı, Ürdün), Mladen İvanic (E. Cumhurbaşkanı, Bosna-Hersek), Gjorge Ivanov (E. Cumhurbaşkanı, Kuzey Makedonya)
gibi isimler yer aldı.

Açılışta ayrıca Dünya İnsanlık Ödülü, Suudi Arabistan Kraliyet ailesinden Prens Turki bin Talal bin Abdulaziz Al Saud’a takdim edildi.

“Yeni Bir Gerçekliğe Uyum Sağlama Dönemindeyiz”

UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, çağımızı krizlerle tanımlamak yerine, bu krizlerden doğan fırsatlara odaklanmak gerektiğini vurguladı;

“Bu zirveyi sadece fikirlerin değil, ortak çözümlerin ve karşılıklı öğrenmenin bir platformu olarak görüyoruz. Teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümler birbirine geçmiş durumda. Artık edilgen izleyiciler değil, etik, adil ve sürdürülebilir bir geleceğin inşacıları olmalıyız.”

Özgencil, Türkiye’nin Asya, Avrupa ve Afrika’yı buluşturan benzersiz konumuna dikkat çekerek, Boğaziçi Zirvesi’nin “köprü kuran vizyonunun” önemini yineledi.

Dijitalleşmeden İklime; İnsanlığın Dönüm Noktası

Zirvede bu yıl, yapay zekânın etik sınırlarıiklim krizienerji güvenliğifinansal dijitalleşmekadın liderliğitarım ve gıda güvenliği gibi başlıklar öne çıktı.
Zekâ Çağı: Güç, Etik ve İnsanlığın Geleceği” panelinde yapay zekânın yönetim gücü tartışıldı; “Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek İçin Tarımı Yeniden Düşünmek” oturumunda ise iklim krizinin tarımsal üretime etkileri ele alındı.

Katılımcılar, değişen küresel dinamikler karşısında “dayanıklılık, kapsayıcılık ve inovasyon” kavramlarını yeni ekonomik düzenin temel taşları olarak değerlendirdi.

Dr. Talal Abu-Ghazaleh, “İnsanlık Yeni Bir Meydan Okuma Çağında”

UİP Onursal Başkanı Dr. Talal Abu-Ghazaleh, dünyanın dört temel krizle karşı karşıya olduğunu ifade etti:

İklim değişikliğiBirleşmiş Milletler’in etkisizleşmesiABD-Çin rekabetinin artmasıYapay zekânın kontrolsüz yükselişi.

Abu-Ghazaleh, yapay zekânın artık “insanın değil, sistemin yöneticisi olma tehlikesi” taşıdığını belirterek, “İnsanlık bu dönüşümle yüzleşmek zorunda” dedi.

Boğaziçi Zirvesi, Ekonomik Diplomasinin Kalbi

16 yıldır kesintisiz süren Boğaziçi Zirvesi, artık yalnızca fikirlerin değil, ekonomik diplomasinin de merkezi konumunda. Geçmiş yıllarda milyonlarca dolarlık ticari anlaşmalara sahne olan zirvede bu yıl da çok sayıda stratejik yatırım teması gerçekleştirildi.
İstanbul, iki gün boyunca yalnızca bir şehir değil; dünyanın geleceğine yön veren diyalogların merkezi oldu.

 “Boğaz’dan Yükselen Umut”

Zirve bitti, ama etkisi daha yeni başlıyor.
Dünyanın bu kadar bölündüğü bir dönemde, Boğaziçi Zirvesi yeniden hatırlattı: Gerçek liderlik, diyalogdan doğar.
İstanbul’un tarihi dokusu, sadece iki kıtayı değil, fikirleri, umutları ve vizyonları da birbirine bağladı.
Yeni gerçeklere uyum, belki de bu topraklardan yükselecek küresel bir dayanışma sesiyle mümkün olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş Boğaz’da Tarih Yazdı-Yılmaz Parlar

   

Cumhuriyetin Işığında Parlayan TÜRSAB Başkan Adayı Kadın Lider, Aylin Özsavaş Boğaz’da Tarih Yazdı

Cumhuriyet’in 102. yılında Boğaz’da anlamlı kutlama

 TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, “Cumhuriyet kadınla yükselir”

Emin Çakmak’tan tam destek, “Aylin Başkan delikanlı bir lider”

Cumhuriyet’in ışığında değişim rüzgarı, TÜRSAB’da kadın zamanı

“Cumhuriyet kadınla güzelleşir, kadınla güçlenir”

28 Ekim 2025 Salı Akşamı – Boğaz’da Cumhuriyet Coşkusu

Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında, TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen Boğaz Tekne Turu, İstanbul’un ışıltılı sularında unutulmaz bir geceye dönüştü.

Cumhuriyet’in Işığında” temalı bu özel etkinlikte, sektörün duayenleri, turizm profesyonelleri, basın mensupları ve genç girişimciler aynı çatı altında buluştu.

Akşam, önce Aylin Özsavaş’ın duygulu ve vizyon dolu konuşmasıyla, ardından Birleşik TÜRSAB Hareketi Lideri Emin Çakmak’ın sektörün geleceğine dair değerlendirmeleriyle renklendi.

Aylin Özsavaş, “Cumhuriyet kadınla yükselir, biz o emaneti taşıyoruz.”

Cumhuriyet’in 102. yılında, bir kadın liderin sesinden yankılanan bu sözler Boğaz’da adeta dalga dalga yayıldı.
Aylin Özsavaş konuşmasında Cumhuriyet’in mirasına, kadınların güçlenmesine ve turizm sektöründe değişimin kaçınılmazlığına vurgu yaptı.

“Türkiye Seyahat Acentaları Birliği 53 yaşında. Ancak vicdanlı, adaletli bir yönetim anlayışına hasret kaldı. Cumhuriyetimizin bize bıraktığı en değerli miras eşitliktir. Artık o koltuğa bir kadın eli değmeli. Biz o emaneti taşımaya, layığıyla sahip çıkmaya geliyoruz.”

Özsavaş, TÜRSAB seçimlerine dair polemiklere girmeden, Cumhuriyet’e ve kadın emeğine odaklanan samimi konuşmasıyla salondan büyük alkış aldı.

Konuşmasını “Cumhuriyetin içinde yürüyoruz” sözleriyle bitiren Özsavaş, sahadaki genç ve aktif acentacı ekibini alkışlatarak, kadın liderliğin ilham verici gücünü bir kez daha hissettirdi.

Emin Çakmak, “Aylin Başkan, özüyle sözüyle delikanlı bir kadın lider.”

Birleşik TÜRSAB Hareketi’nin öncüsü, üç dönem başkan adayı ve TGA temsilciliği yapmış olan Emin Çakmak, konuşmasında turizmin geleceği, sektörün yeniden yapılanması ve liyakat vurgusu yaptı.

Çakmak, mevcut yönetimi eleştirirken Aylin Özsavaş’a tam destek verdi:

“Yirmi beş yıldır aynı yüzleri gördük. Artık değişim zamanı..
Aylin Başkan, sözüyle özüyle bir olan, delikanlı bir kadındır.
Türkiye’nin turizminde bir kadın eliyle yeniden doğuşa inanıyorum.”

Çakmak, genç kuşaklara alan açılması gerektiğini vurguladı, “Yolun açık olsun Aylin Başkan, biz sonuna kadar yanındayız” diyerek konuşmasını bitirdi.

Boğaz’da Cumhuriyet Gecesi, Umut, Birlik ve Değişim

Cumhuriyet’in 102. yılına yakışır bir atmosferde geçen gecede, kırmızı-beyaz ışıklarla süslenmiş teknede İstanbul siluetine karşı Türk Bayrakları dalgalandı.
Katılımcılar, Bayraklar eşliğinde “Yaşasın Cumhuriyet” sloganları attı.
Yemek ve müzikle devam eden gece, birlik, umut ve değişim mesajlarıyla sona erdi.

Kadın Gücü, Cumhuriyet Gücü

Bu satırların yazarı olarak, bir kadın liderin cesaretini, nezaketini ve duruşunu yürekten alkışlıyorum.
Aylin Özsavaş, yalnızca bir başkan adayı değil Cumhuriyet’in modern, özgüvenli, vizyoner kadınının ta kendisi.
Sözüyle ilham veren, özüyle güven veren, Cumhuriyet’in ışığını kalbinde taşıyan bir isim.

Cumhuriyet’in 102. yılında, Aylin Özsavaş gibi kadınların yolumuzu aydınlatmasına yürekten inanıyorum.
Gelecek, artık kadın eliyle güzelleşecek.

yilmazparlar@yahoo.com

Güvenilir Ürün Göze Çarpan Standlar-Yılmaz Parlar

 Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde Girişimciler ve Kooperatifler Parladı

Türkiye’nin geleceği, üretimin gücünü ortaya koyan girişimcilerde ve kooperatiflerde saklıdır. Onların emekleri yalnızca ticaret değil, aynı zamanda bir ülkenin vizyonudur.

Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı ve Başkan Yardımcısı Elif Attepe’nin takdire şayan emekleriyle gerçekleşen, bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında Türkiye bölgelerinden çok sayıda girişimci ve kooperatifler stand açtılar

Quince Land Zeytinyağları, İlknur Tunç’tan Ege’nin Saf Lezzeti

İlknur Tunç’un markası Quince Land, zirvenin en çok ilgi gören standlarından biri oldu.
Ege’nin bereketli topraklarında üretilen natürel sızma zeytinyağları, hem kalitesi hem de doğallığıyla ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Zeytinyağının sofraların vazgeçilmezi olmasının ötesinde, sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu hatırlatan Tunç’un ürünleri, “gerçek Ege lezzetini” zirveye taşıdı.

EMA Gourmet Love, Hafize Kayış ile Glutensiz Çorbalar Sofralarda

Sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Hafize Kayış, geliştirdiği glutensiz çorbalarla zirvede öne çıktı.
Çölyak hastaları ve gluten intoleransı yaşayan bireyler için güvenli alternatifler sunan EMA Gourmet Love, mercimekten sebzeye, mantardan tarhanaya kadar geleneksel tatları glutensiz formda sofralara getiriyor. Hafize Kayış, bu yenilikçi ürünleriyle hem güvenliği hem de lezzeti bir araya getirmeyi başarıyor.

Beylerbeyi Pizza, Sezer Akkuş’tan Kadın Girişimcilik Başarısı

Şef Necla Akkuş’un ellerinden çıkan renkli pizza tabanları, zirvede en çok konuşulan ürünler arasındaydı.
Ispanaklı yeşil, havuçlu turuncu, pancarlı kırmızı hamurlarıyla görsel şölen sunan Beylerbeyi Pizza, tamamen el açımı ve doğal malzemeleriyle dikkat çekiyor. Bir kadın girişimcinin azmiyle yükselen marka, hem bireysel müşterilere hem de otel ve restoranlara hizmet vererek İstanbul’un gıda sektöründe ilham verici bir başarı hikâyesi yazıyor.

Eğitimden Ticarete, Beylikdüzü’nden Gençler Zirvede

Beylikdüzü Şehit Şafak Evren Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri,gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim vizyonunu taşıyan projeleriyle zirvede yer aldı.
Okul Müdürü Gülbanu Güngör gayretleri ile Coğrafi işaretli ürünlerle hazırladıkları reçeteler beğeni toplarken, Nallıhan iğne oyasıyla süsledikleri epoksi tepsiler ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Bu katılım, gençlerin hem mesleki eğitim hem de girişimcilik yolunda önemli bir adımı oldu.

Sarıyer İçecek, Oğuz Holding’ten Güven ve Kalite Sözü

Oğuz Holding çatısı altındaki Sarıyer İçecek, Güvenilir Ürün Platformu’na katılımıyla kalite anlayışını tescilledi.


Yerli sermaye ile büyüyen marka, hijyen ve kalite standartlarına uygun üretimiyle dikkat çekti. Tüketicilere sundukları her ürünün arkasında olduklarını vurgulayan yetkililer, “Güven ve kalite önceliğimizdir” mesajını zirveden duyurdu.

Muça Balları: Doğallığın ve Güvenin Simgesi

Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi’nde dikkat çeken standlardan biri de Muça Balları oldu. Doğanın sunduğu en saf armağanı hiçbir katkı ve hile olmadan sofralara taşıyan marka, doğallık, emek ve güven vurgusuyla öne çıktı.

Firma temsilcileri, “Biz arılarımıza sadece üretici gözüyle değil, bir emanet gözüyle bakarız. Onların emeğine duyduğumuz saygı, balımızın kalitesine yansır” diyerek markalarının felsefesini açıkladı.

Tescilli markalarıyla güvence sunan Muça Balları, petek baldan süzme bala, karakovan balından polene kadar geniş ürün yelpazesiyle doğallığın simgesi olduklarını belirtti.

Yetkililer, “Muça Balları’nı tercih etmek, sadece bir bal değil; emeği, doğayı ve sağlığı seçmektir” mesajıyla tüketicilere seslendi.

Caria Organic, Aydın ve Milas’tan Doğal Sağlık

Gizem Karayel’in markası Caria Organic, coğrafi işaretli incir, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere tamamen doğal ürünleriyle zirvede fark yarattı.
Hiçbir kimyasal, renklendirici veya tatlandırıcı kullanmadan üretilen bu ürünler; sindirim sisteminden kalp sağlığına, kemik gelişiminden bağışıklığa kadar birçok faydasıyla öne çıktı.
Kendi soframıza koymadığımız ürünü size tavsiye etmiyoruz” diyen Karayel, doğallığı bir yaşam felsefesi haline getirdi.

Girişimciler ve kooperatifler, Anadolu’nun bereketini markalaştırarak dünyaya taşıyan en güçlü kahramanlarımızdır. Onların emeğini desteklemek, geleceğe yatırım yapmaktır.

yilmazparlar@yahoo.com

Türk Dünyasının Vatan Onur Nişanı--Yılmaz Parlar

  

Vatan İftiharı Madalyonu ile Onurlandırıldım

Bu satırları yazarken kalbim gururla çarpıyor. Çünkü yalnızca bir ödül değil, Türk dünyasının en yüksek nişanı olan “Vatan İftiharı Madalyonu” bana layık görüldü.

Bu şeref; emeğin, inancın ve tarafsız gazeteciliğin taçlanmış hâlidir. Böyle bir onura, Özbek Kadın Hakları Derneği’nin ve Türk dünyasının kalbinde ulaşmak hayatımın en kıymetli anıdır.

Başkanlığını, 2025 yılı Altın İnsan Ödüllü, Türk dünyasının Tomris Hatun’u olarak bilinen Azade (Ozoda) İslamova’nın yaptığı Özbek Kadın Hakları Derneği (ÖKHD), 4. yılını İstanbul’un göz kamaştırıcı mekânı Beylerbeyi Uçar Garden Bosphorus’ta kutladı.

Bu unutulmaz gecede, derneğe ve topluma üstün katkılar sunan seçkin isimlere, Türk dünyasının en yüce payesi olan “Vatan İftiharı (Vatan Onuru) Madalyonu” takdim edildi. İşte o gecede, bu onurla sahneye davet edilenlerden biri de bendim.

“Seçkin Gazeteci” Anonsuyla Sahneye Davet

Törenin en unutulmaz anlarından birinde ismim şu sözlerle anons edildi:

“Toplumun faaliyetlerini profesyonel bir biçimde aktaran, yüksek düzeyde gazetecilik yetkinliği, uzun yıllara dayanan tecrübesi ve fedakâr çalışmalarıyla halkın güvenini kazanmış seçkin gazetecilerden biridir.

Kitle iletişim alanında yürüttüğü etkin çalışmalarıyla, toplum hayatındaki önemli süreçlerin aktarılmasında kayda değer katkılar sunmakta; toplumsal gelişimlerin kamuoyuna tarafsız bir şekilde ulaştırılmasında mühim rol oynamaktadır.
Kendisi, toplumumuzun aktif bir üyesi olarak bu yüksek hizmetleri nedeniyle Türk dünyasının ve toplumumuzun en yüksek nişanı olan “Vatan İftiharı” unvanıyla ödüllendirilmiştir.”

Bu sözler, yalnızca bir takdim değil, mesleğimin en onurlu anıdır.

Özbek Kadın Hakları Derneği Gönüllerin Umut Kalesi

Özbek Kadın Hakları Derneği, Azade (Ozoda) İslamova’nın kararlı liderliğiyle yalnızca bir dernek değil, bir umut hareketidir.

Binlerce kadının hayatına dokunan, onları yeniden ayağa kaldıran bu dernek; Türk dünyasında kadının sesini en gür şekilde duyurmayı başarmıştır.

İslamova’nın vizyonu, sadece kadınlara destek vermek değil, aynı zamanda Türk milletinin birlik ve kardeşlik ruhunu güçlendirmektir.

Onun ilham verici sözleri ve yorulmaz mücadelesi sayesinde, bu dernek bir medeniyet köprüsüne dönüşmüştür.

Vatan İftiharı Madalyonu, Bir Şeref Tacı

Türk dünyasının gözbebeği olan bu madalyon;

Altının ışığıyla göz alan, Motiflerinde Türk’ün kadim ruhunu taşıyan, Özbek ustalarının emeğiyle sanat eserine dönüşen, bir gurur abidesidir.

Bu madalyon yalnızca bir ödül değil, Türk milletine sadakatin, halka adanmış emeğin ve gönül birliğinin sembolüdür.

Onu taşımak, yalnızca benim için değil, mesleğim adına da bir ömürlük şereftir.

Türk Dünyasının Kalbi Özbekistan

Özbekistan’ın yüzyıllara dayanan sanat birikimi ve ince zevki, bu madalyonda hayat bulmuştur. Bu eser, yalnızca bir madalyon değil; Türk’ün gücünün, estetiğinin ve birliğinin simgesidir.

Azade İslamova’nın vizyonuyla Türk dünyasının ortak mirası olarak takdim edilen bu nişan, kuşaktan kuşağa taşınacak bir şeref mirasıdır.

Bu madalyon benim yakamda bir süs değil, Türk milletinin onurudur. Özbek Kadın Hakları Derneği ve onun ilham verici başkanı Azade İslamova’ya bu şerefi bana layık gördükleri için sonsuz teşekkür ediyorum.

Bu ödül, yalnızca bir gazetecinin başarısı değil; Türk dünyasının kardeşliğinin, birliğinin ve umudunun parıldayan bir tacıdır.

yilmazparlar@yahoo.com