Güneş Et Restaurant Esenyurt'ta Dev Yatırım-Yılmaz Parlar

  

Lezzet Güneşi, Kasım Usta'dan Et Ziyafeti

Balıkesir Eti, Alevli Tabak, 50 Çalışan… Güneş Et Restaurant'nda Her Şey Zirve

Kamuya ve yemek kartı (Ticket ) Kullanıcısına Özel İndirim… Güneş Et Restaurant'ndan Herkese Hitap Eden Kampanya…

İşte Esenyurt'un En İyi Etçisi: Kasım Güneş ve Lezzet Ordusu

50 Kişiye İş, Yüzlerrce Misafire Lezzet... Güneş Et Kapılarını Açıyor

Genç Yaşta Başladığı Meslek Yolculuğunu Dev Bir Restoran Yatırımıyla Taçlandıran Kasım Güneş, Esenyurt'a Sadece Bir Restoran Değil, Yeni Bir Değer Kazandırıyor

Güneş Et Restaurant. Burası sadece bir lokanta değil, adeta bir et ve kebap üssü… İşte bu muhteşem mekanın ve arkasındaki usta ismin hikayesi.

Eşsiz Lezzetlerin Adresi

Güneş Et Restaurant, özellikle et ızgara çeşitleriyle damakları şenlendiriyor. Peki bu lezzetin sırrı ne mi? Balıkesir'den gelen özel hayvan kesimi etler mutfağa giriyor. Bu, lezzetin temel taşı. 

Menüde ise her damak tadına hitap eden bir zenginlik var:

Özel Alevli Tabakta Kelle Paça Çorba, Şifa niyetine, göz kamaştıran..

10 Numara Lahmacun, İncecik hamuru ve enfes harcıyla tam puanlık.

İşkembe Çorba ve Güney Mutfak Kebapları. Ünü Esenyurt'u aşacağı muhakkak. 

İşini Bilen Usta, Kasım Güneş

Bu lezzet şöleninin mimarı ise işletmenin sahibi Kasım Güneş. Kendisi sektörün içinde erken yaşlardan itibaren büyümüş, işini en iyi şekilde bilen bir usta. Onun tecrübesi ve et seçimindeki titizliği, restautantı Esenyurt'un en gözde mekanlarından biri haline getirmiş durumda. Kasım Usta'nın bu başarısı, sektöre olan hakimiyetinin ve kaliteye verdiği önemin en büyük kanıtı. 

Ekonomik dalgalanmaların yatırım iştahını azalttığı bir dönemde, Esenyurt'tan örnek gösterilecek bir girişimcilik hikâyesi yükseliyor.

Yıllardır yeme-içme sektörünün içinde bulunan, genç yaşlardan itibaren edindiği deneyimle işletmecilik kültürünü adım adım inşa eden iş insanı Kasım Güneş, şimdi bilgi birikimini ve tecrübesini Güneş Et markasıyla taçlandırıyor.

Doğan Araslı Bulvarı üzerinde hizmete girecek Güneş Et, yalnızca yeni bir restaurant değil; istihdamı, modern yapısı, güçlü mutfağı ve sosyal yaşam anlayışıyla Esenyurt'un dikkat çeken yatırımlarından biri olmaya hazırlanıyor.

Güneş Et Restaurant, sadece lezzetli yemekleriyle değil, aynı zamanda bölgeye sağladığı katkıyla da dikkat çekiyor. Müessesede 50 kişi çalışıyor ve bu da sanayi olarak önemli bir istihdam yaratıyor. 

Ayrıca lokanta, herkese hitap eden özel kampanyalarıyla da öne çıkıyor:

Kamu Personeline Ve Toplu Organizasyonlara Özel Avantajlar

Güneş Et, kaliteli hizmeti avantajlı fiyatlarla buluşturmayı amaçlıyor.

Bu kapsamda; Kamu kurumlarında görev yapan personele, Özel sektör çalışanlarına,Yemek kartı (Ticket) kullanan misafirlere,Toplu rezervasyonlara, Kurumsal yemek organizasyonlarına, Dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine sunulacak., özel indirimler ve avantajlı fiyat uygulamaları

Fabrika Gibi Üretiyor, 50 Aileye Ekmek Kapısı Oluyor

Birçok işletme küçülmeye giderken Kasım Güneş tam tersini yaptı.

Yaklaşık 50 kişiye doğrudan istihdam sağlayan Güneş Et, yalnızca gastronomi sektörüne değil, Esenyurt ekonomisine de önemli katkı sunuyor.

Bu yatırım; emeğe, üretime ve insan kaynağına verilen değerin somut bir örneği olarak öne çıkıyor.

Her yeni çalışan, bir ailenin umudu...

Her yeni yatırım ise Türkiye ekonomisine duyulan güvenin göstergesi...

Kasım Güneş'in yatırımı da tam olarak bu anlayışı yansıtıyor.

Tecrübe Lezzete Dönştü

Başarılı bir restaurantın temelinde yalnızca iyi bir mutfak değil, yılların biriktirdiği bilgi ve disiplin vardır.

Kasım Güneş'in uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, Güneş Et'in mutfağına kalite anlayışı olarak yansıyor.

Özenle seçilen dana ve kuzu etleri...

Ustalıkla hazırlanan işkembe ve kelle paça çorbaları...Izgara çeşitleri...Kebaplar...Tava yemekleri...Dürümler...Pideler...Lahmacunlar...

Tatlılar ve zengin içecek seçenekleri...

Her tabak, lezzet kadar hijyen, kalite ve özen anlayışını da misafirlerle buluşturmayı hedefliyor.

Burası Sadece Restoran Değil... Yaşayan Bir Buluşma Noktası

Güneş Et, klasik restoran anlayışının ötesine geçiyor.Modern mimarisi...Şık salonları...Ferah oturma alanları...Çocuk oyun bölümü...Geniş bahçesi...Rahat otoparkı...

Aile dostu konsepti...

Profesyonel servis kadrosuyla her yaştan misafire konforlu bir ortam sunuyor.

İş toplantısından aile yemeğine...Doğum gününden nişana...

Dernek organizasyonlarından şirket yemeklerine kadar birçok etkinlik için ideal bir buluşma noktası olmayı hedefliyor.

Esenyurt'un Yeni Buluşma Adresi Olmaya Hazırlanıyor

Kasım Güneş'in vizyonuyla hayata geçirilen Güneş Et, yalnızca lezzet sunmayı değil; ailelerin güvenle vakit geçirebildiği, dostların buluştuğu ve özel günlerin keyifle kutlandığı bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor.

Güler yüzlü hizmet anlayışı, deneyimli mutfak ekibi ve misafir memnuniyetini merkeze alan yaklaşımıyla işletme, ilk günden itibaren bölgenin dikkat çeken adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.

8 Temmuz'da Kapılarını Açıyor

Esenyurt'un yeni lezzet merkezi olmaya hazırlanan Güneş Et, 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00'te düzenlenecek görkemli açılış töreniyle misafirlerini ağırlayacak.

Lezzete, kaliteye ve güçlü hizmet anlayışına önem veren herkesi buluşturacak bu yatırım, Esenyurt'un gastronomi hayatına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.

Kasım Güneş'in Mesajı Net… "Önce Kalite, Önce İnsan"

Yılların emeğini büyük bir yatırımla taçlandıran Kasım Güneş, oluşturduğu işletmeyle yalnızca sofralara lezzet sunmuyor; istihdamı destekleyen, ekonomiye katkı sağlayan ve Esenyurt'un sosyal yaşamına değer katmayı amaçlayan bir vizyon ortaya koyuyor.

Güneş Et...

Lezzetin ötesinde emek...

Tecrübenin ötesinde güven...

Esenyurt'un yükselen yeni değeri

yilmazparlar@yahoo.com

Major Investment in Esenyurt: Güneş Et Restaurant
Esenyurt's Sun of Flavor: A Meat Feast from Kasım Usta
Balıkesir Meat, Flaming Platter, 50 Employees… Everything at the Peak at Güneş Et Restaurant
Special Discounts for Public Sector and Meal Card (Ticket) Users… A Campaign that Appeals to Everyone from Güneş Et Restaurant…
Here is Esenyurt's Best Butcher: Kasım Güneş and His Flavor Army
Jobs for 50 People, Flavor for Hundreds of Guests... Güneş Et Opens Its Doors
Kasım Güneş, Who Started His Professional Journey at a Young Age and Crowned It with a Giant Restaurant Investment, Brings Not Just a Restaurant, but a New Value to Esenyurt
Güneş Et Restaurant. This is not just a diner, but a true base for meat and kebab… Here is the story of this magnificent venue and the master behind it.

The Address of Unique Flavors
Güneş Et Restaurant delights palates, especially with its grilled meat varieties. So, what is the secret of this flavor? Specially butchered meats from Balıkesir enter the kitchen. This is the cornerstone of the taste.
The menu offers a richness that appeals to every palate:

Special Flaming Platter with Head Trotters Soup, for healing, and it dazzles.

Number 10 Lahmacun, with its thin dough and superb filling, it's a perfect score.

Tripe Soup and Southern Cuisine Kebabs. Its fame will undoubtedly surpass Esenyurt.

A Master Who Knows His Job, Kasım Güneş
The architect of this flavor feast is the business owner, Kasım Güneş. He grew up in the sector from an early age and is a master who knows his job best. His experience and meticulousness in meat selection have made the restaurant one of Esenyurt's most popular venues. Master Kasım's success is the greatest proof of his command of the sector and the importance he places on quality.

At a time when economic fluctuations are reducing investment appetite, an exemplary entrepreneurship story is rising from Esenyurt.
Businessman Kasım Güneş, who has been in the food and beverage sector for years and built his management culture step by step with experience gained from a young age, now crowns his knowledge and experience with the Güneş Et brand.

A Gathering Point, Not Just a Restaurant
Güneş Et, which will be put into service on Doğan Araslı Boulevard, is not just a new restaurant; with its employment, modern structure, strong kitchen, and understanding of social life, it is preparing to become one of Esenyurt's remarkable investments.
Güneş Et Restaurant draws attention not only with its delicious food but also with its contribution to the region. The establishment employs 50 people, creating significant industrial employment.

Special Advantages for Public Personnel and Group Organizations
Güneş Et aims to combine quality service with affordable prices.
In this context: Personnel working in public institutions,, Private sector employees,, Guests using meal cards (Ticket), Group reservations, Corporate catering organizations, Events of associations, foundations, and non-governmental organizations. Special discounts and advantageous pricing will be offered for all these groups.

Produces Like a Factory, Becomes a Livelihood for 50 Families
While many businesses are downsizing, Kasım Güneş did the opposite.
Providing direct employment to approximately 50 people, Güneş Et makes a significant contribution not only to the gastronomy sector but also to Esenyurt's economy.
This investment stands out as a concrete example of the value given to labor, production, and human resources.
Every new employee is a hope for a family...
Every new investment is a sign of confidence in the Turkish economy...
Kasım Güneş's investment perfectly reflects this understanding.

Experience Turned Into Flavor
At the foundation of a successful restaurant lies not only a good kitchen but also years of accumulated knowledge and discipline.
Kasım Güneş's years of sector experience are reflected in the quality understanding of Güneş Et's kitchen. Carefully selected beef and lamb...Expertly prepared tripe and head trotters soups...Grilled varieties... Kebabs... Pan dishes... Wraps... Pides... Lahmacuns...Desserts and a rich beverage selection...
Every plate aims to bring together flavor, hygiene, quality, and care for the guests.

This is Not Just a Restaurant... A Living Meeting Point
Güneş Et goes beyond the classical restaurant concept.
With its modern architecture... Stylish salons... Spacious seating areas... Children's play area... Large garden... Comfortable parking...
Family-friendly concept...
And a professional service team, it offers a comfortable environment for guests of all ages.
From business meetings to family dinners... From birthdays to engagement ceremonies...
From association events to company dinners, it aims to be an ideal meeting point for many occasions.

Preparing to Be Esenyurt's New Meeting Address
Brought to life with Kasım Güneş's vision, Güneş Et aims not only to offer flavor but also to create a living space where families can safely spend time, friends meet, and special days are celebrated joyfully.
With its friendly service approach, experienced kitchen team, and guest satisfaction-centered approach, the establishment is preparing to be one of the region's remarkable addresses from day one.

Opening Its Doors on July 8th
Güneş Et, preparing to be Esenyurt's new flavor center, will welcome its guests with a magnificent opening ceremony to be held on Wednesday, July 8th at 14:00.
This investment, which will bring together everyone who values flavor, quality, and a strong service approach, aims to bring a new breath to Esenyurt's gastronomy life.

Kasım Güneş's Message is Clear… "Quality First, People First"
Crowning years of effort with a major investment, Kasım Güneş not only offers flavor to tables with his establishment but also puts forward a vision that supports employment, contributes to the economy, and aims to add value to Esenyurt's social life.

Güneş Et...
Labor beyond flavor...
Trust beyond experience...
Esenyurt's rising new value.

yilmazparlar@yahoo.com

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

 

İTO Meclisinden Tarihi Vizyon

Türkiye 10 Yılda Üç Büyük Sıçrama Yapabilir
Şekib Avdagiç, “Üretim, Lojistik ve Teknolojide Yeni Bir Türkiye Doğuyor”

İstanbul Ticaret Odası’nın Haziran 2026 Meclis Toplantısı’nda konuşan Şekib Avdagiç, Türkiye'nin önümüzdeki on yıllık dönemde küresel ekonominin yükselen güçlerinden biri olmaya aday olduğunu vurgulayarak, üretim-ihracat, lojistik ve enerji-teknoloji alanlarında tarihi bir sıçrama fırsatının bulunduğunu söyledi.

Jeopolitik Avantajımızı Ekonomik Güce Dönüştürmeliyiz
Dünyanın son 30 yılın en büyük ekonomik ve jeopolitik dönüşümünden geçtiğine dikkat çeken Avdagiç, şirketlerin artık sadece düşük maliyetli üretim merkezlerini değil, güvenli, istikrarlı ve erişilebilir ülkeleri tercih ettiğini belirtti.
Avdagiç'e göre Türkiye; Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı, Çin+1 stratejisinin sürmesi, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin artması nedeniyle küresel üretim ve ticaret haritasında çok daha önemli bir konuma yükseliyor.

Türkiye'nin Önündeki 3 Büyük Fırsat

  1. Üretim ve İhracat Üssü Olmak
    Avrupa'nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye'yi yakın üretim merkezi haline getiriyor. Güçlü sanayi altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla Türkiye'nin üretim kapasitesini daha üst seviyelere taşıma imkânı bulunuyor.
  2. Bölgesel Lojistik Merkezi Olmak
    Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez-Türkiye-Avrupa bağlantılarının önem kazanması, Türkiye'yi Asya ile Avrupa arasında vazgeçilmez bir lojistik merkez haline getirebilir. Kara koridorlarının stratejik değeri her geçen gün artıyor.
  3. Enerji ve Teknoloji Merkezi Olmak
    Savunma sanayii, yenilenebilir enerji, veri merkezleri ve yüksek teknoloji yatırımları önümüzdeki dönemin yıldız sektörleri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bu alanlarda yapacağı yatırımlar küresel rekabet gücünü artıracak.

Yeni Teşvikler Dönüşümün Anahtarı
İTO Başkanı, yeni teşvik sisteminin Türkiye'nin üretim ve yatırım gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu belirterek, sanayi odaklı ve ihracata dayalı büyüme modelinin daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Maliye politikaları, teşvikler ve finansman imkanlarının üretimi desteklemesi halinde Türkiye'nin yeniden şekillenen dünya ticaretinde çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını söyledi.

Reel Sektörün En Büyük Sorunu, Yüksek Faiz
Konuşmasında iş dünyasının yaşadığı sorunlara da değinen Avdagiç, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ihracatçı firmaların yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan dış talep nedeniyle kârlılık baskısını daha yoğun hissettiğini ifade eden Avdagiç, üretimin ve ihracatın desteklenmesinin ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Dünyanın İlk 10 Ekonomisi Hedefi Hayal Değil
Türkiye'nin artan jeopolitik öneminin tek başına yeterli olmadığını belirten Avdagiç, bu avantajın ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Üretken yatırımların artırılması, yüksek katma değerli sektörlerin güçlendirilmesi ve makroekonomik istikrarın korunması halinde Türkiye'nin önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinin sürpriz olmayacağını ifade etti.

İTO Seçimleri 27 Ekim'de
Haziran Meclis Toplantısı'nda bir diğer önemli gündem maddesi ise İTO seçimleri oldu. Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin 27 Ekim 2026 tarihinde Yeşilköy'deki İstanbul Fuar Merkezi'nde yapılmasının planlandığını açıkladı. Resmî duyurunun seçim kurulu teyidinin ardından yapılacağı belirtildi.

İTO Haziran 2026 Meclis Toplantısı, Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin güçlü mesajların verildiği bir platform oldu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye; üretim, lojistik, enerji ve teknoloji alanlarında doğru adımları atabilirse yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte söz sahibi bir ekonomi haline gelebilir. İş dünyasının beklentisi ise bu tarihi fırsatların kalıcı refaha dönüştürülmesi yönünde birleşiyor.

yilmazparlar@yahoo.com

ITO June 2026 Assembly Meeting
Historic Vision from ITO Assembly
Türkiye Can Make Three Major Leaps in 10 Years
Şekib Avdagiç: "A New Türkiye is Emerging in Production, Logistics and Technology"

Speaking at the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) June 2026 Assembly Meeting, Şekib Avdagiç emphasized that Türkiye is a candidate to become one of the rising powers of the global economy in the next decade, stating that there is a historic leap opportunity in the fields of production-exports, logistics, and energy-technology.

We Must Transform Our Geopolitical Advantage into Economic Power
Noting that the world is undergoing the biggest economic and geopolitical transformation of the last 30 years, Avdagiç stated that companies now prefer safe, stable and accessible countries, not just low-cost production centers.
According to Avdagiç, Türkiye is rising to a much more important position on the global production and trade map due to Europe's search for supply security, the continuation of the China+1 strategy, and increasing risks in the Red Sea and the Strait of Hormuz.

Türkiye's 3 Major Opportunities

  1. Becoming a Production and Export Hub
    Europe's efforts to diversify supply chains are making Türkiye a nearshoring production center. With its strong industrial infrastructure and skilled human resources, Türkiye has the opportunity to take its production capacity to even higher levels.
  2. Becoming a Regional Logistics Hub
    The increasing importance of the Middle Corridor, the Development Road, and Gulf-Türkiye-Europe connections can make Türkiye an indispensable logistics center between Asia and Europe. The strategic value of land corridors is increasing day by day.
  3. Becoming an Energy and Technology Hub
    Defense industry, renewable energy, data centers and high-tech investments stand out as the star sectors of the upcoming period. Investments Türkiye will make in these areas will increase its global competitiveness.

New Incentives Are the Key to Transformation
The ITO President stated that the new incentive system is an important step that will increase Türkiye's production and investment power, and expressed that the industry-oriented and export-led growth model should be supported more strongly. He said that if fiscal policies, incentives and financing opportunities support production, Türkiye will reach a much stronger position in the reshaping world trade.

The Biggest Problem of the Real Sector: High Interest Rates
Also touching upon the problems experienced by the business world in his speech, Avdagiç stated that the high interest rate environment puts serious pressure on the real sector.
Stating that exporting companies feel the profitability pressure more intensely due to high financing costs and weakening external demand, Avdagiç emphasized that supporting production and exports is critical for the sustainability of economic growth.

The Goal of Top 10 Economies in the World is Not a Dream
Stating that Türkiye's increasing geopolitical importance is not enough on its own, Avdagiç said that this advantage must be transformed into economic value.
He stated that if productive investments are increased, high value-added sectors are strengthened and macroeconomic stability is maintained, it would not be surprising for Türkiye to rank among the top 10 largest economies in the world within the next decade.

ITO Elections on October 27
Another important agenda item at the June Assembly Meeting was the ITO elections. Avdagiç announced that the Istanbul Chamber of Commerce elections are planned to be held on October 27, 2026 at the Istanbul Expo Center in Yeşilköy. It was stated that the official announcement will be made after the confirmation of the election board.

The ITO June 2026 Assembly Meeting was a platform where strong messages about the future of the Turkish economy were given. In a period when global trade balances are being reshaped, if Türkiye takes the right steps in production, logistics, energy and technology, it can become not only a regional power but also an economy that has a say on a global scale. The expectation of the business world is united in turning these historic opportunities into lasting prosperity.

yilmazparlar@yahoo.com

Türk Siyasetinde Yeni Dönem-Yılmaz Parlar

 Türk Siyasetinde Yeni Dönem

“Ümit Özdağ Fenomeni” Neden Doğru Okunmalı?

Mehmet Öğütçü’nün son yazısı olan “Türk Siyaset Dünyasında “Ümit Özdağ Fenomeni”ni Doğru Okuyabiliyor muyuz?” aslında yalnızca bir siyasetçi analizi değil; Türkiye’nin değişen sosyolojisini, güvenlik refleksini ve yeni siyasal arayışlarını okuma açısından dikkat çekici bir çerçeve sunuyor.

Uzun süredir Türkiye’de birçok kesim, siyaseti hâlâ eski ezberlerle okumaya çalışıyor. Sağ-sol, laik-antilaik, merkez-çevre, eski kutuplaşma başlıkları…Oysa dünya artık bambaşka bir döneme girdi.

Bugün toplumlar yalnızca ekonomi konuşmuyor. Sınır güvenliği, kimlik, aidiyet, demografik yapı, göç baskısı, jeopolitik kırılganlık, devlet kapasitesi, dijital çağın yarattığı kültürel çözülme gibi başlıklar da artık siyasetin merkezine oturuyor.

Amerika’dan Avrupa’ya kadar yükselen yeni siyasal reflekslerin temelinde de bu gerçek yatıyor.

Türkiye ise coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümü en sert yaşayan ülkelerden biri.

İşte bu nedenle Ümit Özdağ ve Zafer Partisi’ni yalnızca günlük siyasi polemikler üzerinden okumak büyük hata olur.

Çünkü burada ortaya çıkan şey yalnızca bir parti değil;
Türkiye’de büyüyen güvenlik refleksi, devlet kapasitesi arayışı, kontrolsüz göç kaygısı, milli egemenlik hassasiyeti ve toplumsal aidiyet arzusudur.

Mehmet Öğütçü’nün yazısındaki en önemli noktalardan biri de budur.

Yazı, Ümit Özdağ’ı klasik “marjinal siyasetçi” kategorisinin dışına taşıyarak; jeopolitik okuma yapan, devlet refleksi güçlü, stratejik perspektif üreten, gelecekte Türkiye siyasetinde belirleyici etkiler oluşturabilecek bir figür olarak ele alıyor. Bu önemli bir kırılmadır.

Çünkü Türkiye’de uzun yıllar boyunca güvenlik kaygıları dile getirildiğinde bu çoğu zaman sadece slogan düzeyinde tartışıldı.

Ancak bugün dünya gerçekleri değişiyor. Avrupa’nın bile artık düzensiz göç, sınır güvenliği, demografik baskı, ulusal aidiyet, kültürel bütünlük başlıklarını yüksek sesle tartıştığı bir dönemde, Türkiye’de bu meseleleri yıllar öncesinden gündeme taşıyan isimlerin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Burada önemli olan nokta şudur

Bir siyasetçiyi sevmek ya da sevmemek başka şeydir.
Toplumda neden karşılık bulduğunu doğru analiz etmek başka şey.

Bugün özellikle genç kuşaklarda, devlet refleksi güçlü, Atatürkçü, seküler, ama aynı zamanda güvenlik hassasiyeti yüksek yeni bir sosyolojik damar oluşuyor.

Bu damar kendisini yalnızca klasik sağ-sol ekseninde tanımlamıyor. Daha çok: “Devlet ayakta kalmalı, Türkiye kontrolünü kaybetmemeli, sınırlar korunmalı, ülke demografik baskı altında ezilmemeli” duygusuyla hareket ediyor.

Ümit Özdağ’ın yükselişini hazırlayan temel zemin de budur.

Elbette modern siyasette yalnızca güvenlik dili yetmez. Ekonomi, üretim, teknoloji, yapay zekâ, eğitim, kurumsallaşma, dış politika dengesi, gençlik vizyonu gibi alanlarda da güçlü projeler gerekir.

Zaten Mehmet Öğütçü’nün dikkat çektiği önemli başlıklardan biri de budur.

Çünkü Türkiye artık yalnızca slogan değil; devlet yönetme kapasitesi görmek istiyor.

Ancak şu gerçek de inkâr edilemez:

Türkiye’de yeni dönem siyasetinde, Ümit Özdağ ve Zafer Partisi artık görmezden gelinebilecek bir alanın dışına çıkmıştır.

Bugün mesele yalnızca bir partinin oy oranı değil; Türkiye’de oluşan yeni devlet refleksinin hangi siyasal merkezde şekilleneceğidir.

Bu nedenle Mehmet Öğütçü’nün yazısı kıymetlidir.

Çünkü peşin hüküm üretmeden, etiket siyasetinden uzak durarak, Türkiye’de oluşan yeni toplumsal ve siyasal zemini anlamaya çalışan stratejik bir perspektif ortaya koymaktadır.

Türkiye’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur: Bağıran değil analiz eden, etiketleyen değil anlamaya çalışan, kutuplaştıran değil devlet aklıyla düşünen bir yaklaşım.

yilmazparlar@yahoo.com

A New Era in Turkish Politics
Why the “Ümit Özdağ Phenomenon” Must Be Read Correctly

Mehmet Öğütçü’s recent article, “Can We Properly Understand the ‘Ümit Özdağ Phenomenon’ in Turkish Politics?”, is not merely a political profile analysis; it also offers a remarkable framework for understanding Turkey’s changing sociology, security reflexes, and emerging political searches.

For a long time, many circles in Türkiye have continued trying to interpret politics through outdated formulas: right vs. left, secular vs. anti-secular,
center vs. periphery, and old polarization narratives.

However, the world has entered a completely different era.

Today, societies are no longer discussing only the economy.
Border security, identity, belonging, demographic transformation, migration pressure, geopolitical fragility, state capacity, and the cultural erosion created by the digital age are now at the center of politics.

This reality lies behind the rise of new political reflexes from the United States to Europe.

And Türkiye, because of its geographical position, is one of the countries experiencing this transformation most intensely.

That is precisely why it would be a major mistake to evaluate Ümit Özdağ and the Zafer Party merely through daily political polemics.

Because what is emerging here is not simply a political party;
it is the rise of a growing security reflex in Türkiye, a search for stronger state capacity, concerns over uncontrolled migration, sensitivity toward national sovereignty, and a desire for social belonging.

One of the most important aspects of Mehmet Öğütçü’s article is exactly this point.

The article moves Ümit Özdağ beyond the category of a “marginal politician” and presents him as a figure capable of geopolitical analysis, possessing strong state reflexes, producing strategic perspectives, and potentially shaping the future direction of Turkish politics.

This represents a significant turning point.

For years in Türkiye, security concerns were often discussed only at the slogan level.

But global realities are changing.

At a time when even Europe openly debates irregular migration, border security, demographic pressure, national identity, and cultural cohesion, figures who raised these issues years earlier in Türkiye deserve to be reassessed.

The essential point is this:

Liking or disliking a politician is one thing.
Correctly understanding why that politician resonates with society is another.

Today, especially among younger generations, a new sociological current is emerging: state-conscious, Atatürkist, secular,
yet simultaneously highly sensitive to security concerns.

This current does not define itself solely through the traditional right-left spectrum.

Rather, it is driven by the belief that: “The state must remain strong,
Türkiye must not lose control, borders must be protected,
and the country must not collapse under demographic pressure.”

This is the very foundation behind Ümit Özdağ’s political rise.

Of course, in modern politics, security discourse alone is not enough.

Strong visions are also required in: economy, production, technology,
artificial intelligence, education, institutionalization, foreign policy balance, and youth-oriented policies.

Indeed, this is another critical point highlighted by Mehmet Öğütçü.

Because Türkiye no longer wants slogans alone;
it wants to see state-management capacity.

Yet one reality can no longer be denied:

In the new era of Turkish politics, Ümit Özdağ and the Zafer Party have moved beyond a position that can simply be ignored.

The issue today is not merely a party’s vote percentage;
it is about which political center will shape the new state reflex emerging in Türkiye.

That is why Mehmet Öğütçü’s article is valuable.

Because without prejudice and away from the politics of labeling, it attempts to understand the new social and political ground forming in Türkiye through a strategic perspective.

And this is exactly what Türkiye needs most today:
not voices that shout, but minds that analyze; not those who label, but those who seek to understand; not those who polarize, but those who think with the wisdom of the state.

yilmazparlar@yahoo.com

Avrasya Zirvesi-Muhteşem Açılış-Yılmaz Parlar

  

Dr. Akkan Suver Liderliğinde Küresel Barış ve İş Birliği Vurgusu

"Avrasya Ekonomi Zirveleri Hür Bir Platformdur" Anlayışıyla Dünyaya Işık Tutuyor

Marmara Grubu Vakfı'nın düzenlediği 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, 11-12 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul WOW Otel & Kongre Merkezi'nde görkemli bir açılışla başladı. "Küresel Sorumluluk" ana temasıyla gerçekleştirilen zirve, dünyanın dört bir yanından devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, büyükelçiler, Nobel ödüllü bilim insanları ve sivil toplum liderlerini bir araya getirdi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, küresel çapta takdir toplayan vizyoner liderliğiyle salona damgasını vurdu. Dr. Suver, konuşmasında Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yalnızca bir diplomatik birliktelik olmadığını, aynı zamanda "küresel aklın ve vicdanın ortak platformu" olduğunu vurguladı.

Zirvenin Önemi: Küresel Krizlere Ortak Akıl Çağrısı

Dr. Akkan Suver, açılış konuşmasında dünyanın içinde bulunduğu belirsizliklere dikkat çekerek, Orta Doğu'daki çatışmalardan Ukrayna'daki savaşa, Afrika'daki karışıklıklardan küresel ekonomik krizlere kadar her alanda ortak aklın ve diplomasinin önemine işaret etti. Suver, "Birleşmiş Milletler ortak bir şekilde anlaşamıyor. Uluslararası toplumun açık ve net bir çıkarmaya ihtiyacı var. Çıkarlarımız farklı olsa da ortak bir vicdan etrafında uzlaşmak zorundayız" dedi.

Zirveye Damga Vuran Katılımcılar ve Onur Madalyaları

Zirvenin açılışında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından protokol mesajları okundu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın mesajları büyük beğeni topladı.

Açılış konuşmacıları arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Kubanıçbek Ömüraliyev, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Doç. Dr. Merve Safa Kavakcı ve D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmoud yer aldı. Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto da zirvenin önemine vurgu yaptı.

Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl altı önemli isme Onur Madalyası takdim edildi. Madalya alanlar arasında Azerbaycan Atatürk Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nizami Caferov, Avusturya Eski Savunma Bakanı Werner Fasslabend, Hırvatistan Eski Cumhurbaşkanı Ivo Josipović, Polonya Eski Maliye Bakanı Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Arnavutluk Eski Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Bamir Topi ve Karadağ Eski Cumhurbaşkanı Filip Vujanović bulunuyor.

Dr. Akkan Suver,

“Avrasya Zirvesi Küresel Aklın ve Vicdanın Platformudur”

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver yaptığı tarihi konuşmada zirvenin sadece diplomatik bir buluşma olmadığını vurgulayarak şu mesajı verdi:

“Avrasya Ekonomi Zirveleri yalnızca bir diplomatik birliktelik değildir; aynı zamanda küresel aklın ve vicdanın platformudur.”

Dr. Suver konuşmasında Orta Doğu’daki savaşlara, Ukrayna’daki yıkıma, Afrika’daki krizlere ve dünya genelinde derinleşen belirsizlik ortamına dikkat çekti. İnsanlığın ortak geleceğinin ancak diyalog, diplomasi ve ortak vicdanla korunabileceğini ifade etti.

29 yıldır kesintisiz sürdürülen Avrasya Ekonomi Zirveleri’nin artık küresel diplomasinin en önemli sivil platformlarından biri haline geldiğini belirten Suver, Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyanın aynı masa etrafında buluştuğunu söyledi.

Türkiye’nin Güven Veren Rolü Vurgulandı

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı yaptığı konuşmada Türkiye’nin kriz dönemlerinde güven veren bir ülke olduğunu ifade etti.

Küresel ticaretin belirsizlikler, korumacılık ve güven krizleriyle karşı karşıya olduğunu belirten konuşmacı, Türkiye’nin “güvenilir ortak” kimliğiyle öne çıktığını söyledi.

Yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni ekonomik modellerin dünyayı dönüştürdüğünü belirten konuşmada; dayanıklılık, iş birliği ve diplomatik diyaloğun önemine dikkat çekildi.

İstanbul’dan Dünyaya “Barış” Çağrısı

İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise yaptığı konuşmada İstanbul’un tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu vurguladı.

Gözen, dünyanın giderek daha fazla çatışma ve güvensizlik ortamına sürüklendiğini ifade ederek, uluslararası kuruluşların artık daha adil ve etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” söyleminin bugün çok daha anlamlı hale geldiğini belirten Gözen, sivil toplumun uluslararası barış için daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.

.Bosna Hersek’ten Barış Mesajı

Yabancı konuklar adına konuşan Bosna Hersek Bakanlar Kurulu Başkanı Borjana Krišto, Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin farklı kültürleri ve devletleri aynı masa etrafında buluşturan çok önemli bir diplomasi platformu olduğunu ifade etti.

Marmara Grubu Vakfı’nın Güçlü Kadrosu Dikkat Çekti

Zirvede Marmara Grubu Vakfı’nın tecrübeli temsil heyeti ve akademik kadrosu da önemli rol üstlendi.

Marmara Grubu Vakfı Duayeni Ertuğrul Kumcuoğlu ile Marmara Grubu Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Cafer Okray zirvenin diplomatik organizasyon sürecinde öne çıkan isimler oldu.

Raportörler arasında Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Başkanı Özgür Çengel, akademisyen Ali Kemal Özdemir, Marmara Grubu Vakfı Akademik Konsey Üyesi Uğur Özgöker ve Azerbaycanlı akademisyen-gazeteci Halid Niyazov yer aldı.

Gala Yemeği ve Kültürel Gösteriler

Zirve, 11 Mayıs akşamı düzenlenen görkemli gala yemeğiyle başladı. FOWPAL ve UNESCO bünyesinde faaliyet gösteren Dünya Barış ve Sevgi Federasyonu (Başkanı Nobel Barış Ödüllü Dr. Hong Tao-Tze) tarafından unutulmaz bir dans gösterimi sunuldu. İBB Müzik Grubu ise yemek boyunca Türk Sanat Müziği'nden seçkin eserleri seslendirdi.

29 Yıllık Vizyon, Barış ve Diplomasi Eğitimi

Dr. Akkan Suver, konuşmasının son bölümünde Marmara Grubu Vakfı'nın Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde yürüttüğü barış ve diplomasi eğitim programlarına da değindi. "Masrafları tamamıyla vakfımız tarafından karşılanan bu çalışmalarla binlerce gencimize diplomasi ve barış dersi veriyoruz" diyen Suver, zirvenin insanlığın ortak geleceğine umut olduğunu belirtti.

Avrasya Ekonomi Zirvesi Bir Dünya Markasına Dönüştü

29 yıldır aralıksız düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, bugün yalnızca bir toplantı değil; uluslararası diplomasi, barış ve ortak akıl adına dünyanın saygın platformlarından biri olarak kabul ediliyor.

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’in liderliğinde büyüyen zirve; Türkiye’nin yumuşak gücünü, diplomatik kapasitesini ve barış vizyonunu dünyaya taşıyan en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.

İstanbul’dan yükselen bu barış ve iş birliği çağrısı, dünyaya bir kez daha şu mesajı verdi:
Diyalog hâlâ mümkündür, ortak akıl hâlâ insanlığın en büyük gücüdür.

29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, iki gün boyunca küresel ekonomik kriz, güvenlik dönüşümü, demokratik kurumların dayanıklılığı, kadınların barış süreçlerindeki rolü ve iklim krizi gibi hayati başlıkları masaya yatıracak.

Marmara Grubu Vakfı ve Başkanı Dr. Akkan Suver, 29 yıldır kesintisiz sürdürdüğü bu anlamlı platformla dünya barışına hizmet etmeye devam ediyor.

yilmazparlar@yahoo.com

29th Eurasian Summit – A Magnificent Opening


Global Peace and Cooperation Emphasized Under the Leadership of Dr. Akkan Suver

“Eurasian Economic Summits Are a Free Platform”
Lighting the Way for the World Through Dialogue and Diplomacy

The 29th Eurasian Economic Summit, organized by the Marmara Group Foundation, opened with a magnificent ceremony on May 11–12, 2026, at WOW Hotel & Convention Center in Istanbul. Held under the main theme of “Global Responsibility,” the summit brought together presidents, prime ministers, ministers, ambassadors, Nobel Prize-winning scientists, academics, and civil society leaders from around the world.

Delivering the opening speech, Marmara Group Foundation President Dr. Akkan Suver left a remarkable impression on the audience with his globally respected visionary leadership. In his address, Dr. Suver emphasized that the Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings, but also “a common platform of global wisdom and conscience.”

The Importance of the Summit: A Call for Common Wisdom Against Global Crises

In his opening remarks, Dr. Akkan Suver drew attention to the uncertainty facing the world today. From conflicts in the Middle East and the war in Ukraine to instability in Africa and global economic crises, he highlighted the urgent need for diplomacy and collective wisdom.

“The United Nations is struggling to reach common ground. The international community needs a clear and decisive direction. Even if our interests differ, we must unite around a shared conscience,” Suver stated.

Distinguished Participants and Honor Medals

Following a moment of silence and the Turkish National Anthem, protocol messages were delivered from President of Türkiye Recep Tayyip Erdoğan, President of Uzbekistan Shavkat Mirziyoyev, and Nobel Laureate Prof. Dr. Aziz Sancar.

Among the keynote speakers were the Vice President of the Turkish Exporters Assembly, Ambassador Kubanychbek Omuraliev, Secretary General of the Organization of Turkic States, Associate Professor Dr. Merve Safa Kavakcı, Deputy Secretary General of the Black Sea Economic Cooperation Organization, and Ambassador Sohail Mahmoud, Secretary General of the D-8 Organization for Economic Cooperation.

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto, Chairwoman of the Council of Ministers of Bosnia and Herzegovina, emphasized the summit’s critical role in international diplomacy and intercultural dialogue.

This year, the Marmara Group Foundation presented Honor Medals to six distinguished international figures:

Prof. Dr. Nizami Caferov, President of the Atatürk Center of Azerbaijan

Werner Fasslabend, Former Minister of Defense of Austria

Ivo Josipović, Former President of Croatia

Prof. Dr. Grzegorz W. Kolodko, Former Finance Minister of Poland

Prof. Dr. Bamir Topi, Former President of Albania

Filip Vujanović, Former President of Montenegro

Dr. Akkan Suver:
“The Eurasian Summit Is a Platform of Global Wisdom and Conscience”

Dr. Suver stressed that the summit is far more than a diplomatic meeting:

“The Eurasian Economic Summits are not merely diplomatic gatherings; they are also a platform of global wisdom and conscience.”

He drew attention to wars in the Middle East, destruction in Ukraine, crises across Africa, and the growing atmosphere of uncertainty worldwide, emphasizing that humanity’s common future can only be protected through dialogue, diplomacy, and shared conscience.

Suver also noted that over the past 29 years, the Eurasian Economic Summits have evolved into one of the most important civil diplomacy platforms in the world, bringing together representatives from the Balkans, Central Asia, Europe, and Africa around the same table.

Türkiye’s Role as a Reliable Partner Highlighted

The Vice President of the Turkish Exporters Assembly underlined Türkiye’s role as a reliable country during times of crisis.

Referring to global trade challenges such as uncertainty, protectionism, and declining trust, he stated that Türkiye stands out as a “trusted partner” in the international arena.

The speech also highlighted the importance of resilience, cooperation, and diplomatic dialogue in an era shaped by artificial intelligence, digitalization, and new economic models.

A “Peace” Call from Istanbul to the World

Deputy Governor of Istanbul Hasan Gözen stated that Istanbul has historically been a meeting point of civilizations.

Gözen emphasized that the world is increasingly facing conflicts and insecurity and argued that international organizations must become more just and effective.

He also noted that President Recep Tayyip Erdoğan’s statement “The world is bigger than five” has become more meaningful than ever in today’s global environment.

A Peace Message from Bosnia and Herzegovina

Speaking on behalf of foreign guests, Borjana Krišto stated that the Eurasian Economic Summit serves as a vital diplomatic platform bringing together different cultures and nations around one table.

The Strong Team of the Marmara Group Foundation Drew Attention

The experienced delegation and academic team of the Marmara Group Foundation also played a significant role during the summit.

Foundation veteran Ertuğrul Kumcuoğlu and Vice President Cafer Okray stood out in the diplomatic organization process of the summit.

Among the rapporteurs were Prof. Dr. Özgür Çengel, Ali Kemal Özdemir, Uğur Özgöker, and Azerbaijani academic-journalist Halid Niyazov.

Gala Dinner and Cultural Performances

The summit began with a magnificent gala dinner on May 11. The Federation of World Peace and Love (FOWPAL), operating under UNESCO and chaired by Nobel Peace Prize laureate Dr. Hong Tao-Tze, presented an unforgettable dance performance.

The Istanbul Metropolitan Municipality Music Group performed distinguished works of Turkish Classical Music throughout the evening.

A 29-Year Vision of Peace and Diplomacy Education

In the final part of his speech, Dr. Akkan Suver also addressed the Marmara Group Foundation’s peace and diplomacy education programs conducted at universities across Türkiye.

“With programs fully funded by our foundation, we provide diplomacy and peace education to thousands of young people,” Suver stated, emphasizing that the summit represents hope for humanity’s shared future.

The Eurasian Economic Summit Has Become a Global Brand

Held uninterruptedly for 29 years, the Eurasian Economic Summit is now recognized not merely as a conference, but as one of the world’s most respected platforms for international diplomacy, peace, and collective wisdom.

Under the leadership of Dr. Akkan Suver, the summit continues to serve as one of the most important organizations carrying Türkiye’s soft power, diplomatic capacity, and vision of peace to the world.

The message rising from Istanbul once again reminded the world:

Dialogue is still possible, and common wisdom remains humanity’s greatest strength.

During the two-day summit, vital issues such as the global economic crisis, security transformation, resilience of democratic institutions, women’s role in peace processes, and the climate crisis will be discussed.

The Marmara Group Foundation and its President Dr. Akkan Suver continue to serve world peace through this meaningful platform that has endured for 29 consecutive years.

yilmazparlar@yahoo.com

TUED Academy Dünyaya Açılıyor-Yılmaz Parlar

  

TUED Academy ve Virscend University İş Birliği

TUED Academy ve Virscend University İş Birliğiyle Türkiye Etkinlik Sektörü Dünyaya Açılıyor

Meltem Tepeler’den Küresel Vizyon Hamlesi

Türkiye etkinlik sektöründe uluslararası ölçekte ses getirecek yeni bir dönem başladı. Dünyanın ilk ve tek uluslararası sofra sergisi olma özelliği taşıyan Sofralar Sergisi’ni Nisan 2026’da Londra’nın prestijli sahnesi The Savoy London’da gerçekleştiren KM Events Kurucusu ve Direktörü, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan başarılı iş insanı Meltem Tepeler, şimdi de eğitim alanında sektör adına tarihi bir projeye imza attı.

TUED Academy ve Virscend University iş birliğiyle hazırlanan “International Event Management Certificate Program”, The Peninsula İstanbul Hotelde düzenlenen görkemli lansmanla tanıtıldı. Sektör temsilcileri tarafından büyük ilgi gören organizasyon, Türkiye’nin etkinlik endüstrisini küresel arenaya taşıyacak vizyoner bir adım olarak değerlendirildi.

The Peninsula İstanbul Hotelde Uluslararası Vizyon Buluşması

7 Mayıs 2026 Perşembe günü The Peninsula İstanbul Deniz Salonu’nda gerçekleştirilen lansman gecesi; sektör temsilcileri, akademisyenler, etkinlik profesyonelleri ve organizasyon dünyasının önemli isimlerini aynı çatı altında buluşturdu.

Açılış konuşmasını TUED Başkanı Meltem Tepeler yaptı. Program koordinatörleri Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu Amerika’dan, Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu ise Portekiz’den canlı yayınla katıldı.

Bahar atmosferinin sıcaklığıyla birleşen organizasyon, yalnızca bir lansman değil; aynı zamanda Türkiye’nin etkinlik sektöründe uluslararası eğitim vizyonunun ilanı niteliğinde güçlü bir buluşma olarak dikkat çekti.

Meltem Tepeler’e Büyük Takdir

Uluslararası projeleriyle Türkiye’yi global organizasyon dünyasında başarıyla temsil eden Meltem Tepeler, yaptığı konuşmayla büyük alkış aldı.

Tepeler, Türkiye’nin etkinlik sektörünü dünyada daha görünür hale getirmek için uzun yıllardır kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, genç profesyonellerin global standartlarda eğitimlere erişmesinin sektörün geleceği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Başarılı iş insanı Meltem Tepeler’in vizyoner liderliği, yalnızca organizasyon sektöründe değil; eğitim, iletişim ve uluslararası iş birlikleri alanında da dikkat çekici bir dönüşümün öncüsü olarak değerlendiriliyor.

Özellikle ücretsiz ve uluslararası katılıma açık bu programın hayata geçirilmesi, sektör temsilcileri tarafından “Türkiye adına stratejik bir eğitim yatırımı” şeklinde yorumlandı.

International Event Management Certificate Program” Dünyaya Açılıyor

Tamamen İngilizce olarak tasarlanan “International Event Management Certificate Program”, etkinlik ve turizm sektöründe kariyer hedefleyen genç profesyonellerin yanı sıra bilgi ve yetkinliklerini küresel ölçekte geliştirmek isteyen sektör temsilcilerine kapsamlı bir eğitim modeli sunuyor.

Programın içeriği, uluslararası etkinlik yönetimi standartları temel alınarak hazırlandı. Akademik birikim ile sektör deneyimini bir araya getiren program, alanında uzman isimlerin katkılarıyla şekillendirildi.

Programın koordinatörlüğünü Virscend University’den Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu ile Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu yürütüyor.

Toplam 6 modülden oluşan ve ücretsiz olarak sunulan programı başarıyla tamamlayan katılımcılar uluslararası sertifika almaya hak kazanacak.

Programın dünya genelindeki katılımcılara açık olması ise Türkiye’nin etkinlik sektöründeki bilgi üretimini küresel platforma taşımayı hedefliyor.

Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, “Bu Projeyi Binlerce Kişiye Ulaştıracağız”

Amerika’dan canlı bağlanan Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, projeye ilişkin yaptığı konuşmada büyük heyecan duyduğunu belirterek şu mesajları verdi:

Türkiye merkezli ve Türk akademisyenlerle sektör profesyonellerinin yoğun katkısıyla oluşturulan bu programın dünyada örnek gösterilecek bir model olduğunu ifade eden Çobanoğlu, önümüzdeki dönemde Amerika başta olmak üzere farklı ülkelerdeki üniversitelerle iş birlikleri geliştirileceğini söyledi.

Çobanoğlu ayrıca, programın ilk etapta 119 katılımcıya ulaştığını, ilerleyen süreçte bu rakamların binlere çıkmasının hedeflendiğini açıkladı.

Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu, “Türkiye’de Başlayan Proje Uluslararası Boyuta Taşındı”

Portekiz’den canlı bağlanan Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu ise duygusal açıklamalarda bulundu.

2007 yılında Meltem Tepeler’in girişimiyle Türkiye’de ilk etkinlik yönetimi sertifika programını başlattıklarını hatırlatan Yozcu, bugün bu vizyonun uluslararası boyuta taşınmasının gurur verici olduğunu söyledi.

Programın içerik kalitesi, ücretsiz yapısı ve global erişim modeliyle dünyada benzerinin olmadığını ifade eden Yozcu, projeye destek veren tüm akademisyenlere, sektör profesyonellerine ve teknik ekibe teşekkür etti.

Özen Kırant Yozcu konuşmasında özellikle Meltem Tepeler’in süreç boyunca gösterdiği liderliğe dikkat çekerek, “Bu programın temelinde Meltem Tepeler’in vizyonu ve kararlılığı var” ifadelerini kullandı.

Gülşah Tahiroviç Antalya’dan Destek Verdi

Programın teknik ve dijital altyapı süreçlerinde önemli rol üstlenen Gülşah Tahiroviç de konuşmasında Antalya’dan yürüttüğü çalışmaları anlattı.

ODTÜ mezunu olan Tahiroviç, uzun yıllar İstanbul’da Akbank İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde bulunduğunu, ardından Antalya’da turizm sektörüne geçtiğini belirtti. Yaklaşık beş yıldır Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu ile çalıştığını söyleyen Tahiroviç, programın teknik altyapısının oluşturulmasının yoğun emek gerektirdiğini ifade etti.

Tahiroviç, önümüzdeki süreçte programın çok daha geniş kitlelere ulaşacağına inandığını belirterek tüm ekibe teşekkür etti.

Akademi ve Sektör Dünyasının Güçlü Kadrosu

Programın eğitmen kadrosunda akademi, etkinlik, turizm, iletişim ve organizasyon dünyasının önemli isimleri yer aldı:

Prof. Dr. Bengi Ertuna, Berkant Kuru, Boğaç Pişkin, Burcu Kısakürek, Cantekin Temizer, Cem Gork, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, Dr. Duygu Salman Öztürk, Elmas Özler, Doç. Dr. Emel Adamış, Ferda Karslıoğlu, Feyhan Kapralı, Fulya Eyilik, Hasan Dinç, Murat Ali Aydın, Meltem Tepeler, Mustafa Devrim Yalçın, Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu, Özlem Öktem, Şen Günersel, Tülay Salihoğlu, Yakar Allevici, Yaşar Seki, Doç. Dr. Yeşim Eşgin ve Zeynep Esen.

TUED’den Geleceğe Güçlü Mesaj

TUED Academy çatısı altında geliştirilen yeni eğitim modeli, yalnızca bir sertifika programı değil; Türkiye’nin etkinlik sektöründeki bilgi, deneyim ve yaratıcılığını dünyaya taşıyacak uzun vadeli bir vizyonun ilk büyük adımı olarak görülüyor.

TUED yönetimi, önümüzdeki dönemde de uluslararası eğitim programları, sektör zirveleri ve yeni iş birlikleriyle Türkiye’nin etkinlik sektörünü küresel ölçekte daha güçlü hale getirmeye devam edeceklerini açıkladı.

Ayrıca toplantı sonunda gerçekleştirilen sertifika töreni de büyük ilgi gördü. Sertifika almaya hak kazanan katılımcılar, belgelerini turizm ve etkinlik dünyasının önemli isimlerinden teslim aldı.

Geçmiş Dönem SKAL International Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, SKAL Türkiye - USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen ve SKAL İstanbul Başkanı Mustafa Devrim Yalçın’ın takdim ettiği sertifikalar, geceye prestij ve anlam kattı.

yilmazparlar@yahoo.com

TUED Academy and Virscend University Collaboration

Turkey’s Event Industry Opens to the World
Turkey’s Event Industry Opens to the World Through the Collaboration Between TUED Academy and Virscend University
A Global Vision Initiative by Meltem Tepeler

A new era that is expected to make an international impact in Turkey’s event industry has officially begun. Meltem Tepeler, the Founder and Director of KM Events — who recently brought the world’s first and only international table art exhibition, Sofralar Exhibition, to the prestigious stage of The Savoy London in April 2026 — and also the President of the Turkish International Events Association (TUED), has now launched another historic project for the sector in the field of education.

The “International Event Management Certificate Program,” developed through the collaboration between TUED Academy and Virscend University, was introduced at a magnificent launch event held at The Peninsula Istanbul Hotel. The event attracted significant attention from industry representatives and was described as a visionary initiative that will carry Turkey’s event industry onto the global stage.

International Vision Gathering at The Peninsula Istanbul Hotel

Held on Thursday, May 7, 2026, at The Peninsula Istanbul Deniz Salonu, the launch event brought together industry representatives, academics, event professionals, and prominent figures from the organization world under one roof.

The opening speech was delivered by TUED President Meltem Tepeler. Program coordinators Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu joined live from the United States, while Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu connected from Portugal.

Blending with the warm atmosphere of spring, the event stood out not only as a launch ceremony but also as a powerful declaration of Turkey’s international educational vision in the event industry.

Great Appreciation for Meltem Tepeler

Representing Turkey successfully in the global organization world through international projects, Meltem Tepeler received great applause for her speech.

Tepeler emphasized that they have been working with determination for years to make Turkey’s event sector more visible worldwide and highlighted the critical importance of providing young professionals with access to education at global standards for the future of the industry.

The visionary leadership of successful businesswoman Meltem Tepeler is considered a driving force not only in the organization sector but also in education, communication, and international collaborations.

In particular, the launch of this free program open to international participation was described by industry representatives as “a strategic educational investment for Turkey.”

“International Event Management Certificate Program” Expands Globally

Designed entirely in English, the “International Event Management Certificate Program” offers a comprehensive educational model for young professionals aiming to build careers in the event and tourism industries, as well as for sector representatives seeking to improve their knowledge and competencies on a global scale.

The program content was prepared based on international event management standards. Combining academic knowledge with sector experience, the program was shaped through contributions from leading experts in different fields.

The program is coordinated by Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu and Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu from Virscend University.

Participants who successfully complete the six-module program, offered free of charge, will be awarded an international certificate.

The program’s openness to participants worldwide aims to carry Turkey’s knowledge production in the event industry onto the global platform.

Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu: “We Will Reach Thousands Through This Project”

Joining live from the United States, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu expressed his excitement about the project and shared important remarks.

Çobanoğlu stated that the program, created through the intensive contributions of Turkish academics and industry professionals, would become a model recognized worldwide. He also announced that collaborations with universities in the United States and other countries would continue to expand.

He further revealed that the program has already reached 119 participants in its initial phase and aims to grow into the thousands in the near future.

Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu,“A Project Born in Turkey Has Reached the International Stage”

Joining the event live from Portugal, Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu delivered emotional remarks.

Yozcu recalled that the first event management certificate program in Turkey was launched in 2007 through the initiative of Meltem Tepeler and said that seeing this vision evolve into an international platform today is a source of great pride.

Emphasizing that the program’s content quality, free structure, and global accessibility make it unique in the world, Yozcu thanked all academics, industry professionals, and technical teams who contributed to the project.

In her speech, Yozcu especially highlighted Meltem Tepeler’s leadership throughout the process, stating: “At the core of this program lies Meltem Tepeler’s vision and determination.”

Support from Antalya by Gülşah Tahiroviç

Gülşah Tahiroviç, who played a significant role in the technical and digital infrastructure of the program, also shared details about the work carried out from Antalya.

A graduate of METU, Tahiroviç stated that she worked for many years as a Human Resources Manager at Akbank in Istanbul before transitioning into the tourism sector in Antalya.

Having worked with Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu for nearly five years, Tahiroviç emphasized that building the technical infrastructure of the program required intensive effort and dedication.

She also expressed her belief that the program would reach much broader audiences in the near future and thanked the entire team.

Strong Line-Up from Academia and the Event Industry

The program’s instructor staff included prominent figures from academia, events, tourism, communication, and organization sectors:

Prof. Dr. Bengi Ertuna, Berkant Kuru, Boğaç Pişkin, Burcu Kısakürek, Cantekin Temizer, Cem Gork, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, Dr. Duygu Salman Öztürk, Elmas Özler, Assoc. Prof. Dr. Emel Adamış, Ferda Karslıoğlu, Feyhan Kapralı, Fulya Eyilik, Hasan Dinç, Murat Ali Aydın, Meltem Tepeler, Mustafa Devrim Yalçın, Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu, Özlem Öktem, Şen Günersel, Tülay Salihoğlu, Yakar Allevici, Yaşar Seki, Assoc. Prof. Dr. Yeşim Eşgin, and Zeynep Esen.

A Strong Message for the Future from TUED

Developed under the umbrella of TUED Academy, this new educational model is regarded not only as a certificate program but also as the first major step of a long-term vision aimed at bringing Turkey’s knowledge, experience, and creativity in the event industry to the world.

TUED management announced that they will continue developing international education programs, sector summits, and new collaborations to further strengthen Turkey’s event industry on a global scale.

Additionally, the certificate ceremony held following the program attracted significant attention. Participants who successfully earned their certificates received them from distinguished figures in the tourism and event industries. The certificates were presented by Former SKAL International World President Hülya Aslantaş, SKAL Turkey - USDF Board Member Ayşe Önen, and SKAL Istanbul President Mustafa Devrim Yalçın, adding prestige and special significance to the program.

yilmazparlar@yahoo.com